AÇIK OL
Açık olun! Açık olun ki mutluluğunuz varoluşunuza kodlansın! Açık olun derken, açık iletişim kurmaya çalışın demek istiyorum, özellikle ikili ilişkilerde, eşler arasında, önemli olduğu kadar hayatın diğer alanlarında da önemlidir. İstediğiniz ya da istemediğiniz her şeyi açıkça paylaşmayı seçtiğiniz zaman ilişkiniz sağlamlaştığı gibi ilişkinizin mutluluğunu kodlamış olacaksınız. Örneğin erkekler her daim: “Kadınların ne istediğini hiçbir zaman çözemedim.”, kadınlar ise, “Ne istediğimi hiçbir zaman anlamıyor”, der.
Bir düşünün bakalım, siz açık bir şekilde istediğinizi dile getirmezseniz, karşı taraf nasıl bilebilir? Bilmesi için çok büyük medyum ya da müneccim olması gerek, hayatınızda kaç tane büyük medyum ya da müneccim tanıdınız? Dolayısıyla ne istediğinizi açıkça dile getirin, ardından istediğiniz yerine getirilmiyor ya da yapılmıyorsa o zaman bilinçaltınıza bir bakın: Sizin istediklerinize ulaşmanıza engel olan kayıt nedir?
Kişilerin empati erdemini geliştirerek, “Ne yapsam eşim ya da partnerim mutlu olacak?” diye düşünmeleri ve eyleme geçmeleri gerekmekte ki karşılıklı sağlıklı ilişkileri olabilsin. Yukarıda bahsettiğim gibi istediklerimizi ya da istemediklerimizi dile getirmek sadece eşler için geçerli olan durum değil tabii ki. Açık iletişim kurabilme yeteneği iş ortamında, kariyer basamaklarında, çocuk yetiştirirken ve hayatın bütün diğer alanlarında oldukça önemli.
Örneğin: İşvereniniz maaşınıza zam yapsın istiyorsanız, bunu açıkça iletmelisiniz. Zam talebinde bulunmak yerine gece gündüz harıl harıl çalışıp, zam yapması gerektiğini işvereninizin akıl edip yapmasını bekleyemezsiniz. Siz talep etmedikçe, aklına gelmez ya da dile getirmemeniz işine gelecektir. Lütfen, istediğinizi açıkça belirtin.
Ebeveynler, özellikle yaş almış olanlar, evlatlarından desteklenmeye ihtiyaç duysa dahi, “kendisi anlamalı, ben yardım isteyemem, para isteyemem” diye düşünebilirler, oysa evlatları, gerçekten o anda anne ya da babasının ihtiyaçlarını fark edemeyebilir. Siz ebeveynler, dünyada harika olan her şeye layıksınız çünkü evladınız küçücük bebekken siz koşulsuz sevgi ve bağlılıkla büyüttünüz, şimdi sizin ihtiyaç duyduğunuz anda emin olun çocuklarınız koşulsuzca yardım etmek için can atacaklar. Açık iletişim kuramamanın, derinlerde yatan kayıtlardan da kaynaklandığını unutmamak gerek. Bilinçaltında yardım almaya kendilerini layık görmeyen, yardım almaya izinli olmadığını veya özgürce kendilerini ifade etmeye izinli olmadığına dair kayıtlar varsa, açıkça istediklerini dile getiremeyebilirler.
Bu konuyla ilgili, Thetahealing® metoduyla yüklenen birkaç his yüklemesi eklemek isterim. Bu hisleri okuyun ve içinizden EVET deyin! Kendimi özgürce ifade etmeyi biliyorum! Düşüncelerimi ifade etmeye izinliyim! Ne istediğimi dile getirmek mümkün ve güvenli! İstemediklerimi seçmeme özgürlüğüne sahibim! Açık iletişim kurmayı biliyorum! Nasıl açık iletişim kuracağımı biliyorum! Açık iletişim kurmak mümkün ve güvenli! Açık iletişim kurmanın nasıl hissedildiğini anlıyorum! Sözlü ve duygusal olarak iletişime geçmeyi biliyorum! Günlük hayatımda açıkça iletişim kurarım!
Ayrıca sözlü ve duygusal iletişim kuramamanın bir diğer sebebi, boğaz çakrasının hasarlı ya da dengesiz çalışmasından kaynaklanır. Çocuklukta bir insan sürekli susturulduysa, sürekli konuşmaya izin verilmediyse, yetişkin olduğu zaman da maalesef aynı şekilde engellendiğini hissederek, susmayı tercih edecektir. Bu daha evvel de dediğim gibi diğer alanlarda büyük boşluklar ve şifaya açık durum yarattığı gibi, bir düzine hastalığın da başlangıcı olacaktır. Aslında, burada birbirine bağlı durum mevcuttur. Dengeli çalışamayan boğaz çakrası, iletişimi engellerken, açık iletişim kuramayan, düşünce ve duygularını aktaramayan insanın da boğaz çakrası hasara uğramaktadır.
[Mutluluğunuzu Kodlayın kitabından alıntı]


