SEÇİMLERİMİZ
Seçimlerinizi onurlandırın, zira seçimleriniz kaderinizin yapı taşlarıdır. Hayat denen serüven 3 boyutlu dünyada çok ilginç ve çok yönlüdür, dolayısıyla ruhumuzla baş başa kalmamız zor olabiliyor. Yaşamın gerektirdiği telâşe ve süreci bizi ruhsallıktan uzaklaştırmakta. Hepimizin bildiği gibi süre ile yapmamız gereken işler, hal etmemiz gereken sorumluluklar, yetiştirmemiz gereken çocuklar ve para kazandırmamız gereken patronlar var. Bu serüven içerisinde çok az kişi kendisinden haber alabilir. Kişilerin kendisini unuturcasına ve geri plana atarcasına hayat yaşamaya çalıştıklarına şahit oldum. Kendilerini yok sayarak başkalarını ön plana atanları fark eder etmez şunu söylerim:
ÖNCE SEN GELMELİSİN! Sen gelmelisin, sen tam ve bütün olmalısın ki başkalarına faydan dokunsun. Eğer sen yoksan kimse olamaz, sen kendine iyi bakabilirsen, kendine sahip çıkarsan, herkese yeter ve sahip çıkarsın. Bir insan sürekli kendini arka plana atar, hep önce başkalarını düşünürse o insan cepten yemeye başlar ve bu durum tükenmesine sebep olduğu gibi derin bir mutsuzluk hissettirir. Sen sürekli verirken iyidir ama senin ihtiyacın olduğunda etrafında kimseyi bulamayabilirsin, çünkü sen öncelikle kendine yoksun, dolayısıyla başkalarında da olmayacaksın. Sen önce kendini düşün ki insanlar da seni düşünsünler. Sen değerlisin! Önce sen gelirsin.
Seçimlerinizi onurlandırın, zira seçimleriniz kaderinizin yapı taşları. Yüce Yaradan bizim kaderimizi bizim seçimlerimize tabi kılmış. Bu olayın ne denli kıymetli olduğunu bir anlığına düşünmenizi öneririm; kalıp veya direktif, baskı veya yönlendirme olmadan hayatımızı şekillendirebiliyoruz. Biz seçimlerimiz sayesinde bir hayat yaşıyoruz. Hayatımız seçimlerden ibaret:
- Hangi okula gideceğimiz, hangi bölüm okuyacağımız?
- Evlenmeyi seçecek miyiz, kiminle evleneceğimiz?
Seçimler bizim kaderimizi, geleceğimizi ve hayatımızı oluşturur. Her ne tür seçim yaparsak yapalım biz bir hayat yaşarız. “Yanlış seçim yaptım veya yanlış karar verdim” diye enerjinizi düşürmemenizi öneririm çünkü yanlış diye bir şey yoktur. Sadece vadeyi uzatan seçimler vardır. Sonuçta seçimlerin getirdiği deneyimler sayesinde tekamül edip, ruhsal olarak gelişip, saf mutluluğa erişeceğiz. Burada oldukça önemli olan, isabetli seçimler yaparak mümkün mertebe hafif ve kolay bir yaşam yolculuğu yapmaktır.
Peki isabetli seçim yapmanın önemli kuralı nedir? Kendi seçimlerimizi kendimiz yapmamızdır. Başkaları hayatlara müdahale etme konusunda kendilerinde hak bulabilirler ama siz kendi seçimlerinizi kendiniz yapmaya özen gösterin. Önerilen seçimlerin bize iyi geldiğini düşünün. ‘İyi niyetli’ insanlar bizlere öneride bulunurken, kendi düşünsel filtre ve deneyimlerinden yola çıkarak öğütlerde bulunurlar. Ancak şöyle bir gerçek var: Onların işine gelen karar veya sonuç bizim işimize gelmeyebilir. O yüzden aldığınız karar ve seçim, ilk bakışta size hizmet etmediğini düşündürse de bilin ki o deneyim mutlaka bir ders ve öğreti taşımakta.
Bir örnek verecek olursam; Bir çocuğun düşmemesi için ebeveyn çok uğraşır, her şekilde korumaya çalışır. O hareketi, o şekilde yapmamasını önerir ancak çocuk kendi bildiği şekilde gider ve düşer. Düşme esnasında neyi, nasıl yapması gerektiğini anlar. Acı ile de olsa o dersi alır ve bir daha düşmemeye çalışır. Ebeveyn olarak tabii ki hepimiz evlatlarımızı korumak ve kollamak isteriz ama bilin ki evlatlarımız da tekamül etmekte oldukları için belki düşerek öğrenir, belki tökezleyerek.
“Peki, öğrenmek için illa ki düşmek mi gerekir?” diye sorabilirsiniz, tabii ki değil, tabii ki öğrenmek için düşmek zorunda değiliz ancak bilinçaltımızdaki inançlara göre belki öğrenmek için düşmeli, belki de öğrenmek için hata yapmalıyız. Böyle inançların olmaması en büyük temennim, ancak kolektif bilinç dediğimiz olay maalesef insanlığın çok büyük kısmında buna benzer inançlar olduğuna işaret etmekte. Seçimlerimizin bizim geleceği ve hayatı şekillendirdiğini öğrendiğimize göre, sorumluluk alarak ilerlemek ve olan bitenin bizim eserimiz olduğunu kabul etmenin büyük ölçüde yararı olacak.
Her şeyimizi biz seçiyoruz, işimizi, eşimizi, hayatımızı, sadece şu da önemli: seçimlerinizi bilinçli yaptığımız gibi bilinçaltımızda o veya bu şekilde seçim yapmamızı tetikler. Örneğin; Ahmet ile evlenmek isteyip, Mehmet ile evlendiyseniz bilin ki Mehmet’le olan evlilik sizi olması gereken hayata götürdüğü gibi bu yolculukta bir öğretiyi sunacaktır. “Dış etkenlerin baskısıyla bu veya diğer seçimi yaptım” diyebilirsiniz, işte az evvel bahsettiğim konu: Başkalarının sizin seçiminizi etkilemesi gerektiğini iddia eden bir inancınız olduğunu göstermekte.
Kendi seçimimizi yaparak ilerlediğimizde varmamız gereken menzile çabuk ulaşacağız. O, kişiye özel kutsal yolculuğun da tadını çıkarmaya çalışmamız gerek, önemli olan vardığımız menzil değildir, menzile giden yolculuk sürecidir. Çünkü o yolculuk öğreticidir, göstericidir ve büyütücüdür. Menzile ulaştığınızda bilin ki o zirvenin tadını çıkarırken, yolculuk esnasındaki öğretilerin tadına da varıyor olacaksınız. Yolculuğa çıkmaktan çekinmeyin, yürüyün, ilerleyin. Her değişim büyük dönüşüm getirecektir. Dönüşüm ise, ruhsal yolculuğun amacıdır.
[Mutluluğunuzu Kodlayın kitabından alıntı]


