ŞİFALANMANIN AŞAMALARI
Şifalanmanın 2 etabı mevcuttur:
1. Bilinçte şifalanmak
2. Bilinçaltında şifalanmak.
- BİLİNÇTE ŞİFALANMAK:
A. Farkına varmak.
Hayatınızda bir takım şeyleri doğru gitmediğini fark etmek. Daha iyi bir durum ve hayat olduğunu düşünebilmek. Maalesef bazı insanlar, bulundukları durumların daha iyi bir versiyonu olabileceğinin farkında değiller. Dolayısıyla bu tarz insanlar ne arayış içine girer ne de daha iyi bir hayatı hayal eder ve yaratırlar. Yaşadıkları hayatın daha iyisi olabileceğinin farkında bile değiller. Yaşanmakta olan hayatın, değişmeyen kaderi olduğunu sanırlar. Oysa her zaman bir şeyin daha iyisi var. Hiçbir şeyin sonu yoktur. Her daim daha üstü, daha üstü vardır.
B. Sorgulamak.
Hayatınızda hoşunuza gitmeyen bir takım durumların olduğunu farkına vardınız, şimdi sıra geldi sorgulamaya… Hayatınızda baş edemediğiniz deneyimler yaşanıyorsa veya istediğiniz yerde değilseniz size en katkı sağlayacak olay; neden bunlar var, neden bu deneyimden geçiyorum, ne yapmalıyım? diye sorgulamaktır.
Sorgulamak sizi arayış içine sokacaktır ve arayış sonrasında şifa kapıları açılacaktır. Siz almaya hazır olduğunuzda, sizden sinyal bekleyen evren karşınıza şifalanmanıza destek olmaya gönüllü şifacıları çıkaracaktır. Şifacılar; kitaplar, filmler, eğitimler, insanlar olabilir. Yeter ki siz almayı seçin, sıralanmış vaziyette hayatınıza şifacılar girecektir.
C. Sorumluluk almak
Yaşanan durumların sorumluluğunu almak Bilinç ile şifalanmanın 3. maddesidir.
Belki zamanında başınıza iyi olmayan bir şey geldi, biri size bir şekilde zarar verdi. O dönemde yaşadığınız olayın sorumluluğunu almak sizi şifalandıracaktır.
Demek istediğim başınıza gelen ama iyi olmayan deneyimin bir nevi mimarı ve sorumlusu olduğunuzu idrak etmektir. “Sorumluluğu alın” derken bunu kibar ve şefkatle yapmak gerekir; kendinizi suçlamadan, kendinizden nefret etmeden veya kendinizi yargılamadan.
Şunu düşünerek başlamanızda büyük fayda var; o zamanda siz o hareketi en iyi ve en doğru olduğunu düşünerek yaptınız, o anda siz öyle düşünmeyi biliyordunuz. Artık siz farklı düşünüyorsunuz ve farklı davranıyorsunuz, dolayısıyla bir daha böyle deneyim yaşamayacağınız gibi geleceğinizi de şifalandırmış olacaksınız.
Burada yapmanız gereken en önemli bir eylem daha var. Kendinizi affetmek, kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek. Bunu başardığınız zaman artık siz bambaşka, olgun ve şifalanmış kişi olacaksınız.
Kendinizi affetmekte zorlanıyorsanız işte size bir yardım daha.
Kendini Affetme Meditasyonu
Rahat bir yerde oturduğunuzdan veya uzandığınızdan emin olun, kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği bir ortam olması oldukça önemli ve gözlerinizi kapatın lütfen.
Derin derin nefes alın, odağınızı ve dikkatinizi nefes alışverişinize verin.
Kendinizi affedemediğiniz deneyimi gözleriniz önüne getirin, o durumu yeniden imgeleyin. Şu anki siz, o anki sizi karşınıza alsın ve gözlerinin içine bakarak, onu sevdiğini söylesin, yaşanan durumdan ötürü suçlamadığını, yargılamadığını ve nefret etmediğini söylesin. O anki sizi, şimdiki siz kucaklayarak onu affettiğini, olduğu gibi kabul ettiğini, onu önemsediğini ve değer verdiğini söylesin. Bunu söylerken şimdiki sizin kalbinizden o andaki sizin kalbinize yemyeşil bir sevgi enerjisi aktığını imgeleyin. O anki siz bir şeyler paylaşmak isteyebilir, onu dinleyin ve onaylayın, yargılamadan, suçlamadan bunu yapın.
Bu meditasyon esnasında duygulanabilir, ağlayabilirsiniz, bırakın gözyaşlarınız aksın ve içiniz arınsın. Yıllarca taşıdığınız yük böylece sizi terk etsin ve kendinizi affetmiş olun.
Şifanın gerçekleştiğini anlarsınız, meditasyonu sonlandırmadan önce, o anki sizi her şeye rağmen çok ama çok sevdiğinizi tekrar edin.
Zihninizi oturduğunuz yere getirin ve yavaşça gözlerinizi açın.
Şifa olsun!
D. Eyleme geçmek
Eyleme geçmek bahane ve kaçış üretmeden gerçek anlamda şifalanmayı seçmektir. Bunun için araçlar araştırmak çok kıymetlidir.
Bu aşamada siz şifalanmayı seçtiğiniz zaman karşınıza araçlar, kişiler ve kurumlar çıkacaktır. Yaradan ve evren sizin tekâmül etmenizi, olgunlaşmanızı ve şifalanmanızı ister.
Bunları örneklendirirsek; seanslar almak, farkındalık ve kişisel gelişim eğitimlerine katılmak, kitap okumak, filmler seyretmek, meditasyon yapmak, inzivaya çekilmek çok büyük ölçüde sizi geliştirecek, ilerletecek ve şifalandıracak.
Neden “Gerçekten şifayı istemek” dedim biliyor musunuz? Çünkü insanoğlu bazen gereksiz ve abartılı bir şekilde tembel veya üşengeç olabiliyor. (ki bunun sebeplerinden biri bilinçaltı kayıtları. Ama özgür irade bizde olduğu için bilinçaltı kayıt bahanesine de sığınmamak gerek.)
Verdiğim danışmanlıklardan örneklersem bazı insanlar o kadar şifaya açık ve hazırlar ki şaşırtacak şekilde hızla şifalanıyorlar. Bu da karşılıklı mutlu olmamızı sağlıyor.
Kimileri de şifa kapısına kadar gelmesine rağmen ve sadece, “Ben varım, değişmeyi ve şifalanmayı seçiyorum” demesi yeterli olduğu halde, hala kaçma veya bahanelerle öteleme peşindeler. Bu kişinin kalitesi veya niteliğinden ötürü değildir, bu durum kişinin şifalanma konusunda yeterince samimi ve istekli olmamasındandır. Tabii ki yaşamakta olduğu deneyimler, bilinçaltındaki kodlamaya göre o kişiye bir yardımda bulunuyor ve kazanç sağlıyor
Ancak biz bilinçli bir şekilde, “Artık yeter ben şifalanacağım, değişeceğim ve dönüşeceğim.” dediğimizde ve şifalanma konusunda kendimize karşı samimi ve dürüst olduğumuzda bilinçaltı da bize teslim olacaktır
E. Değişime ve dönüşüme açık olmak.
Yukarıda yazdığım gibi, şifalanmaya istekli ve gönüllü olduğumuz sürece bütün evrenin kapıları açılacaktır. Karşımızda bize yardım etmek için neredeyse ordular seferber olacaklar. Burada gene en önemli unsurlardan biri devreye giriyor olacak:
Değişimi ve Dönüşümü kabul etmek.
Hayatınızda sadece “güzellikler” olsun isterseniz eğer değişmek ve dönüşmek gerek.
Yukarıda “Farkına varmak ve sorunluluk almak” dedik, burada anlatmak istediğim şey sadece başkalarının size yaptıklarının farkına varmak değildir, aynı zamanda sizin de kendinize ve başkalarına yaptıklarınızın farkına varmak demektir.
İnsan olduğumuz için bazen, yapmamamız gereken iyi olmayan şeyler yapabiliyoruz, bazen bilinçli bazen bilinçsizce zarar verebiliyoruz. Bunları fark ederek hemen daha iyi, merhametli ve sevgi dolu olmaya başlamalıyız. “Bana kötülük yapan birine ben nasıl iyilik yaparım?” Diyebilirsiniz, unutmayın size yapılan kötülük her iki tarafın eseri, o eylemin size yapılıyor olmasında sizin de parmağınız var, bunları daha konuşacağız.
İnsanlara nasıl bakıyorsunuz, dünyaya nasıl bakıyorsunuz?
Barışçıl mısınız, yoksa ayrımcılık enerjisi mi taşıyorsunuz, sağduyulu musunuz yoksa sıkı sıkı tutunduğunuz ideolojiler mi var? Bir anlığına düşünün karşılıksız sevebiliyor musunuz?
Dürüst olun, burada sadece siz varsınız. Samimiyetle bazı iyi olmayan yönlerinizi kabul edin ve değişmeye hemen şimdi başlayın
- İnsanları olduğu gibi kabul edin ama önce kendinizi.
- İnsanlara iyi davranın ama önce kendinize.
- Herkesi ve her şeyi koşulsuzca sevin ama tabii ki önce kendinizi.
- Yapabildiğiniz kadar iyilik yapın ama o yaptığınız iyiliği sadece siz bilin, birilerinin bilmesi o iyiliğin dozunu artırmayacağına sizi temin ederim.
- Bugüne kadar olan biten neyse hepsini affedin ama önce kendinizi.
- Kendi merkezinizde kalın, birilerinin sizi yönetmesine izin vermeyin.
- “İnsanlar ne der?” cümlesini dağarcığınızdan silin.
- Ne kadar harika, eşi benzeri olmayan muhteşem biri olduğunuzu sık sık kendinize tekrar edin. Ancak egosantrik eda ile değil tabii ki, ÖZ’ünüz de öyle olduğunuzu hissedin. Çünkü bu gerçek, sizden bir tane daha yok.
- An da kalın, gelecek ve geçmiş sizin işiniz değil. Geçmiş çoktan bitti, gelecek ise adı üstünde gelecek. İstediğiniz şekilde bir gelecek yaşamak isterseniz de An’a yatırım yapın, enerjinizi sarf edin.
- Aklınızda matematik gibi hamleleri oluşturarak enerjinizi tüketmeyin. Mesela “Ben öyle yaparsam o şöyle yapar, ben böyle dersem o böyle der” gibi. Çünkü matematiksel hesaplamalar yaparak onu zihninizde oluşturuyor ve gerçeğine dönüştürüyorsunuz. Gerçeğine dönüştürmek istediğiniz çok daha güzel şeyler olduğuna ben eminin.
- Asla dedikodu yapmayın. Dedikodusunu yaptığınız kişilerin yaşadıkları anda sahip oldukları enerjileri üzerinize almış olacaksınız. Çoğu kez bunun farkına varmadınız belki ama işlerinizin istediğiniz gibi gitmediğinin farkına varmışsınızdır. Çünkü dedikodu enerjisi, aşırı düşük frekansta titreşir ve sizin varoluş frekansınızı da düşürecektir ki bu da
işlerin ters gitmesini sağlayacaktır. - Unutmayın lütfen siz neyseniz, karşınıza o çıkar. Ne yaparsanız aynısını size yaparlar, ne verirseniz size onu verirler. Siz aynasınız, yaydığınızı çekersiniz. Bir düşünür şöyle demiş “Bir insanın kalbinin ne olduğunu bilmek istersen, dışardaki
hayatına bak”. O kadar doğru ki, kalbinizi dolduran şey, hayatınızı dolduracak. Kalbinizde sevgi taşıyın, hayatınız sevgi dolu olsun. Buna benzer ne tür güzellik isterseniz hayatınızda, önce kalbinize yerleştirin.
- BİLİNÇALTINDA ŞİFALANMAK:
Şifalanmanın ikinci adımında bilinçaltımızı şifalandırarak bize hizmet etmeyen her türlü olaydan, her türlü deneyimden kurtulabiliriz. Bilinçaltımızdaki kayıtlar ve programlar hayatımızın %90’ı kadar büyük bir alanını yönetmektedir. Bu kayıt ve programları bilinçaltımızdan silmek ve yönetmek için çeşitli seçenekler mutlaka vardır. Bir Psikolog ile çalışabilir, kendi kendinize halledebilir ya da şifa kaynaklarından birini seçebilirsiniz.
Ben Thetahealing® şifalanma metodunu seçtim ve seçimimden dolayı her gün şükürdeyim.
Bu teknikle tanıştıktan sonra uzun yıllar boyunca birinci adım Şifayı gerçekleştirdiğimi öğrendim. Oysa asıl, gerçek ve en faydalı olan ikinci adım yani bilinçaltındaki kayıtların şifalanmasıymış.
Bilinçaltımızda bize hizmet etmeyen, iyi gelmeyen, engelleyen; kayıtlar, programlar, blokajlar ve inançlar olduğu sürece birinci adım şifayı nedenli güçlü ve dikkatli bir şekilde uygularsak uygulayalım başarmamızın oldukça zor olabileceğinin farkına vardım.
Bilinçaltımızdaki kayıtlara ulaştığımız onları değiştirip, dönüştürüp yerine yeni programlar yüklediğimiz zaman, hayatımız gözle görülür biçimde değişmeye, dönüşmeye başlıyor.
Thetahealing® tekniği ile tanıştığım andan itibaren çok ciddi ve hızlı bir şekilde hayatım değişmeye başladı. Değişimden kastım; ruhumun en derinlerindeki iç huzur ve mutluluktan, üç boyutlu dünyanın gerektirdiği maddi bolluk gibi her alan şifalanmaya başladı.
Thetahealing® için “Öncesi ve Sonrası” diyerek hayatımı ikiye ayırabilecek kadar güçlü bir teknik desem yeridir. Bu teknik ile tanışmadan önce şifalanmak ve beni bulmak adına hayatım üzerinde çok defa çalıştım, çok defa farkına vardım ama kendime ulaşamadım. Thetahealing® hayatıma girdikten sonra bilinçaltımın engin ve çok geniş ama bir o kadar kapalı bir alan olduğu fark ettim. O derinliklerdeki inanca ulaştım. Karanlık, kapısız, penceresi olmayan kapalı alana yani bilinçaltına giriş yapabilme ve bilinçaltında ki kayıtları değiştirme yönteminin olduğunu öğrendiğim andan itibaren hayatım gözle görülür bir şekilde değişmeye başladı.
Bilinçaltı nedir? Kısaca özetlersem; bilinçaltı bizi koruyan, destekleyen, hayatta kalmamızı sağlayan, İlahi olarak Yaradan’ın bize verdiği mucizevi hediyesi. Bilinçaltında sadece negatif kayıt mı var? Tabii ki hayır. Bilinçaltında ki kayıtlar bizi biz yapıyor, bizi koruyor ve bizi ilerletiyor. Bütün kayıtların orada tutulması, bize bir şeyleri kazandırıyor adı altındadır. Bilinçaltı iyi ya da kötü diye inançları ve kayıtları ayırt edemez. Adı üstünde: inanç. O kaydı inanç olarak tuttuğu için bize hizmet ediyor, fayda sağlıyor sanarak o inanca istinaden hayatımızı şekillendiriyor.
Eğer hayatınızda bir şeyler eksik ise bilin ki buna engel olan bilinçaltınızdaki kayıtlar. Bir de sahip olmak istemediğiniz ama hayatınızda mevcut olan bir şeyler varsa buna da bilinçaltı kayıtları sebeptir.
Şimdi gelelim hayatımın gözle görülür bir şekilde değişmeye başlamasına. Nasıl mı?
Çok çalıştığım, çok verimli olduğum, çok özverili olduğum halde hak ettiğim değeri, saygıyı göremediğim, alamadığım çok anlar oldu. Thetahealing® sayesinde tüm bunların sebebine ulaşabildim:
Kendimden ödün vermeden, çok fazla fedakârlık yapmadan, kendimi yok sayma gereği duymadan; sevilmeye, sayılmaya, değerli görülmeye, kazanmaya başladım yani başardım.
Öz güven, öz değer, öz sevgi ve öz saygının ne olduğunu öğrendim.
Bilinçli olarak kendimi ne kadar çok sevdiğimi tekrar etsem dahi bilinçaltında öz sevgi eksikliğinden ötürü, çok verici olduğum halde; hak ettiğim sevgiyi, değeri ve saygıyı göremediğim fark ettiğim yıllarım oldu. Bilinçaltıma öz saygıya layık olduğumu öğrettikten sonra etrafta daha sevilen, daha sayılan, daha görünen, daha başarılı biri olmaya başladım.
Ben, ben olarak değiştim mi?
Hayır!
Ben önceden de verimli, çalışkan, dürüst, merhametli, sevecen biriydim hala da öyleyim. Değişen neydi biliyor musunuz?
Benim öz değer ve öz sevgiye sahip olmamı engelleyen bilinçaltımdaki inançların değişmiş olmasaydı.
Eskiden nasıl sevgi doluysam şimdi de öyle sevgi doluyum. Eskiden nasıl merhametli, destekleyen, çalışkan, anlayışlı bir insansam şimdi de öyleyim. Benim kişiliğimde hiçbir değişiklik olmadı, önceden nasılsam şimdi de aynıyım. Sadece yaptığım şey: öz sevgiye, öz değere ve öz saygıya layık ve izinli olduğumu bilinçaltıma öğretmiş olmam.
Değerli olduğunuzu bilmek ve öz değere sahip olmak çok kıymetlidir.
Hayatımızın en önemli unsurudur. Öz değere sahip olduğunuz zaman kendinizin farkındasınız demektir, siz her şeyinizle muhteşemsiniz.
Başkalarının istediği şekilde davranmak zorunda olmadığınızı bilirsiniz.
Öz güveninizi bilinçaltınıza öğrettiğiniz zaman, insanlar ve bütün varoluş size ‘hizmet etmeye’ başlayacak.
Bugüne kadar danışanlarıma yapmış olduğum binlerce seansın sonucunda aldığım olumlu, sevgi dolu geri bildirim
ve teşekkürlerle Thetahealing® uygulamasının ne denli mucizevi olduğunu çok defa kanıtlamış oldum.
Thetahealing® sayesinde bilinçaltımızdaki inançlar dönüşürken, etrafımızdaki insanlar da dönüşüyor ve değişiyor. Çünkü bilinçaltımızdaki inançlara istinaden biz hayatımızda deneyimler yaşarız ve bilinçaltımızdaki kayıtlara istinaden o insanlar bize o şekilde davranıyorlar. Bilinçaltımızdaki programlar değişirse insanların tutumu ve davranışı değişecek. Bilinçaltı, o inançların bizi koruduğunu ve faydalı olduğunu varsayarak hayatımızda bir takım deneyimleri yaşamamızı sağlar.
Thetahealing® bolluk bereket, şans, başarı, sağlık gibi nice nice alanlarda oldukça etkili ve hızlı sonuç veriyor. Örneğin:
Bir insan çok çalışkan olduğu halde bir türlü bolluk ve berekete sahip olamıyorsa o kişinin bilinçaltında; zenginliğin, paranın tehlikeli, kötülüklerin başı ve o insana kötü etki yapacağına dair inançlar var demektir. Bilinçaltı o insandan bolluk bereketi ve zenginliği uzak tuttuğu gibi; bolluk ve bereketini engellerde. Bu insan bilinçaltına zenginliğin; huzur, neşe ve keyif getirdiğini öğretirse o kişinin bolluk bereket kapıları ardına kadar açılacaktır.
Aynı şekilde mutluluk için de örnek verebilirim:
Bir kişinin bilinçaltında mutlu olmaya izni olmadığına ve mutlu olmaya hakkı olmadığına dair inançları varsa, hayatındaki bütün deneyimler o kişinin mutsuz olmasını sağlayacaktır. O kişi hayatına onu mutsuz edecek insanları çekiyor olacaktır. Thetahealing® tekniğiyle o kişiye mutluluğun yaradan tanımını öğrettiğimiz zaman o kişiyi mutlu edecek insanlar hayatına girecekler, mutsuz edenler ise nazikçe hayatından çıkıp gideceklerdir.
Büyük harflerle ve altını çizerek şunu söylemek istiyorum bu dünyada her insan Thetahealing® tekniğini
DENEYİMLEMELİ.
Hayatıma Thetahealing® girdikten sonra ben her gün Vianna Stible’a teşekkürlerimi sunuyorum. Vianna Stible Yaradanın insanlığa armağanıdır. Geliştirdiği teknik, eşi benzeri olmayan bir teknik olup milyonlarca insana şifa ve ışık olmakta. Yaradanın ona insanlara sunmak üzere bahşettiği bu muazzam tekniği, insanlıkla paylaşarak çok büyük bir katkıda bulunmakta.
Thetahealing® çok değerli bir hediyedir. Ben, bir Master Thetahealing® eğitmeni olarak, böyle muazzam tekniği yaymakta olduğum için ayrıca sevinçli, mutlu ve şükürdeyim.
Thetahealing®’i hayatımın her alanını şifalandırmak için sürekli kullanıyorum. Çözülecek sorun veya arzu edilen her neyse, yaradanın anda şifasıyla mümkün ve bunu bize bu teknik sağlıyor.
Ruhunu beslemek, şifalandırmak, atasal blokajlardan kurtulmak ve istediklerine kavuşmak isteyen dünyadaki her birey mutlaka bu tekniği hayatına almalı ve Thetahealing® dünyasına dahil olmalı.
Thetahealing®, 1994 yılında Vianna Stibal tarafından oluşturulan; insanların sağlık, zenginlik veya sevgi hedeflerine ulaşmalarını engelleyen sınırlayıcı, bilinçaltı inançlarını değiştirmelerine yardımcı olmak için tasarlanmış bir kendi kendine yardım etme yöntemidir.
[Mutluluğunuzu Kodlayın kitabından alıntı]


