GEÇMİŞ GEÇMİŞTE KALDI
Geçmişin izlerini, üzerinizdeki etkilerini şifalandırmak neden önemlidir bilir misiniz? Geçmişi şifalandırarak serbest bıraktığınız, kendinizi geçmişten özgürleştirdiğiniz zaman auranız sağlamlaşır ve enerjiniz size kalır. Sizde kalan, size ait enerjiniz sizi ilerletir, en iyi halinizi hatırlatır.
Auranız sağlam değilse, çatlaklar ve yarıklar varsa; sürekli yorgun, hastalıklı, bitkin ve bıkkın bir şekilde yaşayacaksınız. Dolayısıyla, tekrar etmek istiyorum: Geçmişi bırakmak auranızı sağlam kılar.
Geçmişe takılıp kaldıkça, yaşananları zihninizde yaşattıkça, yaşanan negatif deneyimi sürekli yaşamaya devam edeceksiniz. Aradan yıllar geçmesine rağmen her seferinde daha yeni yaşanmışçasına, negatif duygulara kapılarak kendinizi aşağıya çekeceksiniz. Ve gitgide Auranız zayıflayarak sizi hastalıklardan koruyamaz hale gelecek.
Geçmişinizi bırakamayıp, geçmişte yaşamaya devam ederseniz, geçmişinizin sizi yönetmesine izin vermiş olacak, ne yazık ki O muhteşem, sihirli ve her şeye Kadir AN’ı kaçırmış olacaksınız.
Hadi gelin, hemen şimdi geçmişi bırakmaya niyet edin.
Niyet edin ki, sizden onay bekleyen evren çalışmaya başlasın.
Kitabınızı bir kenara koyun, ayıraç ile sayfanızı sabitleyin. Size yardımcı olacak şu meditasyonu hemen şimdi yapın:
“Yarın yaparım” demeyin, hemen şimdi yapın lütfen!
Rahat bir pozisyonda olduğunuzdan emin olun. Gözlerinizi kapatın.
Derin derin birkaç nefes alın. Nefesinizin akciğerlerinize girdiğini takip edin, burnunuzdan çıkarak evrene karıştığını seyredin, aklınız sadece nefesinde olsun.
Nefes takibinizi üç kez tekrarlayınız.
Harikulade bir ormanda yürüdüğünüzü görün. Muhteşem bir doğa var çevrenizde; sıcak ama yakmayan, ruhunuzu ısıtan güneş. Teninizi, annenizin okşaması misali okşayan hafif rüzgâr, dümdüz patika ve patikanın sağında-solunda açan çiçekler ve bitkiler. Onların kokusu burnunuza geliyor ve sizi gülümsetiyor. İçiniz sevinç ve mutluluk dolu. Hem huzur, hem sevinç, hem de mutluluk size eşlik ediyor. Siz mutlu, huzurlu ve sevinç içinde yürürken az ilerde, sağ tarafta daha önce yaşadığınız, sizi üzen bir deneyiminiz
çıksın karşınıza. O deneyimi kısa süreliğine seyredin ve o deneyimi kendi lehinize sonuçlandığı senaryo ile sonlandırın. O deneyimden aldığınız dersi önemseyin ve benimseyin.
Deneyimde olan herkesi ama önce kendinizi affedin. Herkese ama önce kendinize teşekkür edin. İçinizden şunları tekrarlayın:
“Bu deneyimden almam gereken dersi aldım.
Görmem gerekeni gördüm.
Farkına varmam gerekenin farkına vardım.
Bu deneyimin benim üzerimde artık bir etkisi yok.
Kendimi ve herkesi affediyorum.
Kendime ve herkese teşekkür ediyorum.
Kendimi, herkesi ve geçmişi özgür bırakıyorum.”
Deneyimin içinde olan herkes siz de dâhil size teşekkür ederek, Yaradanın ilahi sevgisiyle kaplandığınızı görün. Tekrar birkaç defa derin derin nefes alın, zihninizi oturduğunuz yere getirin ve hazır olduğunuzda gözlerinizi yavaşça açın!
Geçmişe takılıp kalmanızı sağlayan başka negatif deneyimleriniz varsa, aynı meditasyonu yaparak özgürleşebilir, geçmişinizle barışabilirsiniz.
Bu meditasyona ayırdığınız birkaç dakika ile önünüzdeki uzun yılları şifalandırmış oldunuz. Sizi teşekkür ederek kutluyorum. Böyle yapa yapa şifalanacaksınız değerli okurum.
Hepimiz her şeyi bilerek, anlayarak, farkına vararak doğduk. 40. günden sonra her şey unutturuldu. Unutturuldu ki; hayat denen yolculukta, tekrar en yüce halimizi hatırlayalım, tekâmül edelim, ruhsal yolculuk yaparak olgunlaşalım ve erdemleri geliştirelim. Bütün bu serüvenin amacı, ruhumuzun olgunlaşması ve üstat makamına erişmesi içindir
[Mutluluğunuzu Kodlayın kitabından alıntı]


