SADAKAT
Ne kadar çok erdemleri özümser ve hayatımızı onlara uygun bir şekilde sürdürürsek, mutluluk adı altında hayal ettiğimiz duyguyu yaşar ve MUTLULUĞUMUZU KODLAMIŞ oluruz. Mutluluğu bize en çok yaşatan erdemlerden biri de Sadakattir. Sadık kişi cinsiyet fark etmeksizin, bütün varoluşunu onurlandırdığı gibi, yaratılışı da onurlandırmış olacaktır. Sadakatli olmak en başta kendine olan sadakat ile başlar. Hareketlerinize, düşüncelerinize ve gayelerinize sadık kalmayı öğrendiyseniz, bu; karşıdaki insana da sadık kalabileceğiniz anlamına gelir.
Sadakat özellikle karşı cinsle yaşadığınız ilişkide oldukça önem teşkil ediyor, çünkü bir kişiye hem ruhsal, hem duygusal olarak bağlandığınızda kök çakranız da otomatikman bağlanmış oluyor. Kök çakra ve sakral (cinsel) çakra bağlandığı zaman kişi daha verimli hale gelecektir, ürettiği gibi yaratmaya da başlar. Bu da bolluk, bereket, maddi ve manevi zenginlik getirecektir. Bu çakraların iştirakinde sevdiğiniz kişiyle bağlantıda olduğunuzda, cinsel ilişki yaşadığınızda varoluşunuzun her şeyini yaratıyorsunuz. İlişki de olduğunuz kişiye sadık kalarak daha çok üretken ve yaratıcı olmaya başlıyorsunuz ki bunun direkt bolluk ve bereket ile alakalı bir durum olduğunun bir kez daha altını çizmek isterim.
Sadakatsiz ilişki içinde olan insan kendini baltaladığı gibi sabote etmeye doğru ilerleyecektir. Bahsi geçen çakralar hasara uğradığı zaman dengesiz çalışmaya başlar, sadece yaratım ve üretim dengesini bozmakla kalmaz, hayatının bütün diğer alanlarını da alt üst edecektir.
Etrafınıza bir bakın lütfen, dengede olmayan ve sürekli farklı kişilerle cinsel ilişki kuran insanların hayatları oldukça acınası ve zordur, neden mi? Çünkü kişinin varoluşu neye ve kime bağlı kalacağını bilemediği ve sürekli yeni, uyumsuz enerjilerle özdeşleştiği için merkezinden saptığı gibi ruhsal olarak yönünü kaybetmesine yol açmaktadır. Sadakat erdemini geliştirmiş insan, başka arayış içinde olmayacaktır, sahip olduğu ilişkiyle yetinecektir. İyi gelmediğini düşündüğü ilişkiyi, sonlandırırken yeni ilişkiyi kolaylıkla kuruyor olacaktır. Yukarda bahsettiğim gibi, ilişkisine sadık kalan insanın, beraber olduğu süre zarfında, hayatında hangi alan olursa olsun verimli olacaktır, çünkü evrenden gelen yaratıcı ve üretici enerji kendi alanında ona hizmet edecektir. Farklı ve dengesiz ilişki içinde yaşarken bir insan evrenden gelen enerjisini heba ediyor ve boşa harcıyordur.
Evrenden gelmekte olan enerjimizi korumak ve verimli kullanmak bizi bu dünyada yaşam sürecimizi kolaylaştırarak, başarılı ve mutlu kılacak çünkü bu enerjilerin gayesi o dur. Yaradan bize destek olmak için, ruhsal yolculuğumuzun keyifli olması ve tekamülümüzü kolaylıkla gerçekleştirmemiz için, bizi bu muazzam enerjilerle sürekli donatmakta. Gel gör ki bu enerjileri bize hizmet etmesine izin vermek ve verimli kullanmak yerine, kimilerimiz zaman kaybediyor ve yolu uzatabiliyor.
Sadakat, daha evvel dediğim gibi kendine olan sadakatten başlar. Bir düşün bakalım değerli okurum, sen kendine karşı dürüst müsün, kendine sadık mısın? Eğer kendine karşı dürüst ve sadık değilsen, kimseye karşı dürüst ve sadık olamazsın ki bu da kendini aldatıyorsun demektir. Kendini aldatmak nedir? Kendi düşüncelerine sahip çıkmıyorsan, başkalarının düşünceleri senin düşünceni değiştirebiliyorsa veya sırf dışlanmamak ve toplumda yerin olması için kendi düşünce ve fikirlerini çürütüyorsan kendini aldatıyor ve kendine karşı sadık değilsin demek. Bu durum çok kısa süreliğine zaman kazandırıyor gibi görünse de, aslında büyük kayıplara sebep olabiliyor. Çünkü bu bir yanılsamadır. Başkalarının düşüncelerini özümseyebilir, onaylayabilirsiniz ama yukarda bahsettiğim şekilde bir miktar ‘çıkar’ için kendi düşüncelerinize sahip olamıyorsanız, derhal bunu değiştirme zamanı geldi demek, çünkü bu sizi MUTLU olmaktan alıkoyar. Kendi düşüncelerinizi savunabilir duruma geldiğinizde, kendinize karşı dürüst ve sadakatli olursunuz ve bu sadakat erdemiyle partnerinize yada eşinize karşı sadık olurken MUTLULUĞUNU KODLAMIŞ olursunuz.
[Mutluluğunuzu Kodlayın kitabından alıntı]


